"dalgalar kandırsın seni
ruhum onlar kokuyorsa."

gökyüzü gelsin cenazeme bütün yağmurlarıyla, büyük
kesik başlı atlar günü, bu geceden gelsin gökyüzü,
yarın nasıl olsa öleceğim, fırtınamı getirsinler, onun
yelesine tutunup gideceğim, kara saplı bir bıçak gibi
güneşin ortasından geçeceğim, sarı bir his kalacak
benden geriye, ve bir anlık papatya kokusu, kırların
üstünden gençken geçtiğimin, ve eğilip topladığım, ve
bir kadının burnuyla kokladığım, ve zarif bir akasya
eğilsin ben ölürken, benim ölüşüm kadar hızlı eğilsin,
bir an içinde sadece bu iki şey olup bitsin, yağmur
bile beklesin bir bulutta, ruhum o bulutla lekelensin,
bir işaret kalsın ruhumda tanrının beni tanıması için,
hangi ölümlüydü bu onun için yağmuru beklettiğim,
hangi ölüme karşı savaşandı papatya kokumu bir an onun
için terkedebildiğim, buna değer miydi, yoksa zaten
tanrı bile bir kutsal tesadüf müydü ölüm döşeklerimize
bırakılan.



"sonsuzluğun doğrusunu istiyorsun,

al sana doğrunun sonsuzluğu,
ilk önce onu katet."


Ali Hikmet