|
Güzel olduğun
kadar 'gerçek' misin? 4 Temmuz 2006
Ve son yıllarda hep bir pop ya da rock deviyle adı anılan İstanbul
Caz Festivali -ki bu nedenle çok da eleştiri alıyor ama kimin umurunda- bu yıl 'gerçek'
bir caz divasıyla sahnede. Bu vesileyle caz müziğin efsanevi güzeli Diana Krall için bir yazı.
(Raife Polat)
'Risksiz hayat, karabibersiz
dolma gibidir!' 8 Ekim 2005
Saadet Türköz; İstanbul doğumlu Kazak bir vokalist.
Şu anda yaşamını Zürih'te sürdürüyor. Müzik yapmaya da orada karar vermiş.
Tercihi özgür doğaçlama yapmak ve bunu olabildiğince farklı alanlarda
sergilemek. Şimdilerde Akbank Caz Festivali nedeniyle İstanbul'da. Erdem
Helvacıoğlu ile birlikte yine doğaçlama dozu yüksek, sürprizlere açık bir
performans sahneleyecek burada. Bu düeti merakla beklerken boş durmayıp hoş
bir söyleşi gerçekleştirdik kendisiyle...
(Gülüş Gülcügil)
Türkiye'de müzisyen
(ya da "New York'ta İngiliz") olmak 26 Ekim 2004
Belçika'dan Türkiye'ye uzanan müzikal deneyiminin izinden müzik üretmek,
öğrenmek, keşfetmek ve müzisyenlik durumuna hem müzisyen hem müzik yazarı olarak soru
işaretleriyle dolu bir bakış...
(Gülüş Gülcügil)
Bu adamı yakın takibe
alın!... 19 Ağustos 2004
Önce uluslararası yarışmalarda derece, ardından yurt dışındaki festivaller,
toplama albümler ve sonunda geçtiğimiz yaz Amerika'daki Locustmusic tarafından yayımlanan
"A walk through the bazaar" albümü. Artık Erdem Helvacıoğlu'nu durdurmak mümkün değil.
Üretimlerinin de ardı arkası kesilmiyor. Bir kısmını konuşabildik ama tamamı için yakın
takibe almak gerekiyor Erdem Helvacıoğlu'nu...
(Raife Polat)
Oi Va Voi; adı bile
çekici 23 Temmuz 2004
Caz Festivali bitti. Radio Mundial, Oi Va Voi, Funk Off ve Orchestra
Baobab'ın peşpeşe sahne aldığı kapanış etkinliği Caz Pazarı, Ayazaağa'nın saklı yeşillikleri
içinde, İstanbul Kültür ve Kongre Merkezi olacağı günleri umutla beklediğimiz kaba inşaatın
yer aldığı geniş alanda, esintili taze bir havada güzel bir gün yaşattı orada olanlara.
Yine de benim için en unutulmaz olanı Oi Va Voi'nin eşsiz performansıydı...
(Raife Polat)
İstanbul'dan yeni müzik
- I 25 Mart 2004
Ocak ayında İtalyan Kültür'de Yeni Müzik adı altında dört genç
bestecinin eserlerinin seslendirildiği bir konser gerçekleştirildi. Müzisyenlerin
genç olmalarının yanı sıra ortak noktaları İTÜ MİAM çıkışlı olmalarıydı. Bunu fırsat
bilip, bu genç kompozitörlerden, caz çalışmalarıyla da yakından tanıdığım Onur Türkmen
ve Selen Gülün ile hem yeni müzik hem de MİAM üzerine söyleştik. Tek bir yazıydı hedefim
ama ikisi de ayrı ayrı o kadar güzel anlattılar ki, olduğu gibi sizinle paylaşmanın daha
iyi olacağını düşündüm. Onur'la başlıyoruz...
(Raife Polat)
İstanbul'dan yeni müzik - II
25 Mart 2004
Ve Selen Gülün...
(Raife Polat)
İki kent arasında müzik
4 Mart 2004
Oğuz Büyükberber İstanbul semalarından Amsterdam semalarına seyredeli
çok oldu. Artık çalışmaları iki kentte devam ediyor. Her zamanki gibi pek çok farklı
projede yer alıyor Oğuz. Bu kadar üretken bir müzisyenin içinde bulunduğu ortamları
merak etmemem mümkün değildi ve bir İstanbul ziyareti sırasında konuşma fırsatı
yakalayabildik. İşte Oğuz Büyükberber'in son uğraşları...
(Raife Polat)
Ters bir adam; Demirhan Baylan
5 Şubat 2004
Demirhan Baylan'la uzun süredir bir söyleşi yapmak istiyordum;
Deneyevi odaklı, genel bir söyleşi. Ancak albümün çıkışına kadar yayıldı bu hikaye
ve bağımsız olarak çıkardığı "Anlamlı Hatalar" odaklı, genel bir söyleşi oldu. Neyseki
anlatacak çok şeyi var Demirhan'ın...
(Raife Polat)
Betty Ween sahnede...
19 Ocak 2004
Betty Ween sonunda resmi kayıtlara geçti. Bundan iki yıl önce
antipopüler için yaptığımız söyleşide elektronik bir sound üzerine odaklanmış ve
o çerçevede şekillenen bir albüm isteğini konuşmuştuk ama yine o zaman da konuştuğumuz
gibi, Türkiye'de her an her şey değişebiliyor. Ve Betty Ween, o zaman daha geri planda
yer alan akustik proje ile gün yüzüne çıktı ilk kez.
(Raife Polat)
Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi
21 Ekim 2003
Bir zamanlar kırtasiye şimdi müzik butiği Lale Plak, İstanbul'un, özellikle de
İstiklal Caddesi'nin hızla değişen, kalabalıklaşan, tüketen yüzüne nispet, ilk günlerdeki gibi
kalitesinden ödün vermeden ve çizgisini değiştirmeden yaşamını sürdürüyor. Mayıs 2004'te 50. yaşına
girmeye hazırlanan Lale Plak hikayesini Hakan Atala anlatıyor...
(Raife Polat)
Teşekkürler...
21 Temmuz 2003
Gerçekten inanılmaz bir üçlü. Aralarındaki iletişim
kusursuz. Pekçok insan için zor olan trio olma durumu, onlar için olmazsa
olmaz sanki; özgürlüğün koşulu. Esbjörn Svensson, Magnus Öström ve Dan
Berglund -nam-ı diğer E.S.T.- sahnede özgürlüğün tadını çıkardıkça, biz
de oturduğumuz yerde onların iç dinamizminin bize yansımasına izin vererek
özgürleştik...
(Raife Polat)
Mehldau'nun müziğinin peşinden...
27 Haziran 2003
Sahnenin ortasında bir adam, sırtı bize dönük, piyanosuyla başbaşa. Çalıyor, hiç
durmadan, nefes almadan, yüzünü bize dönmeden... Nerede başlıyor nerede bitiyor bilmiyorum parçalar,
peşpeşe geliyor ve onun yoğun konsantrasyonu, piyanosuyla bütünleşmesi, biz dinleyicileri de etkisine
alıyor, büyülenmiş gibi izliyoruz/dinliyoruz onu. Sonra Mehldau'yu keşfe çıkıyorum...
(Raife Polat)
Esas olan 'ailenin elemanları'
5 Mayıs 2003
Lafı fazla uzatmaya gerek yok, hep adını duyuyorduk zaten, sonra geçtiğimiz Akbank
Caz Festivali'nde dinleme şansımız da oldu. Kesinlikle takip edilmesi gereken bir müzisyen olduğuna
karar verdik. Araya zaman girdi, neler yaptığını merak ettik ve kendisine projelerini, müziğini,
eğitmenliğini, rock müziği, İstanbul'u sorduk, Şenol Küçükyıldırım da anlattı...
(Raife Polat)
Bu sadece bir başlangıç...
17 Nisan 2003
Küçük yaşlardan beri müzikle iç içe. Babası kontrbasçı Yaz Baltacıgil'in isteğiyle
viyolonsel çalmaya başladı. İstanbul Devlet Konservatuvarı'na girdi. Derken bir gün İstanbul'da konser
veren Guarneri Dörtlüsü'nün çellisti Peter Wiley ile tanıştı ve yaşamı değişti... Kariyerinin henüz
çok başında Efe Baltacıgil. Ancak emin adımlarla ilerliyor. Çıktığı bu güzel müzikal yolculuğun izlerini
sürmeye çalıştık onunla...
(Raife Polat)
|